24 Nisan 1915 hakkında: Sözleşmeye uymayanlara selam olsun!

İnsanlar daha güzel bir gelecek ve toplum için kendi ortamlarına ve şartlarına göre hareket eder; suni ortaklık ve direktif benzeri kuru dayanışma sözleri ile değil. Dayanışma, diğer ulusun tercihlerini şartsız desteklemekten geçer. Ortaklık, kardeşlik gibi kavramlar, diğer ulusu asimile etmeyi içeren bir hale çok kolay gelebilen sözcüklerdir.

Covid-19 bela ise çocuk ölümleri, alkol vesaire ne?

Bugün dünyaya ait bazı verilere göz atarken Corona virüsü nedeni ile hemen hepimizin takip ettiği worldometers.info sitesindeki diğer alanlardaki verilere de baktım. Yazdıklarım Türkiye saati ile 20:15 sularındaki ve hızla değişen verilere dayanmakta. Corona’nın yaklaşık 158.000 canı aldığı bu sıralarda, gripten ölenlerin sayılarının da 145.000 civarında olduğunu belirtmek isterim. Corona’nın ölüm oranı çok daha fazla … Devamını oku

Corona virüsü ve komünizmin yeniden icadı(!)

Bugün ise devlet babanın adı yeniden gündemde. Dünyamızı sarsan Corona virüsü ile ilgili her cenahta süregiden kaygı ve tartışmalarda devletin insanlar ve toplum yapısında oynadığı rolü görmek mümkün. Derdim her cenahı incelemek değil. Durumu, daha çok önem verdiğim düşünürler ve siyasi görüşler bağlamında değerlendireceğim.

Pınar Fidan vakası: Ne kadar da sağduyulu ve adiliz!

Bence, ne teşekkür ne linç hakkediyor Pınar Fidan. Birey olarak, hassas konularda, yeterince araştırmadan kesin hüküm vermekten kaçınmalıyız ve kolektif tavır da bu temelde oluşmalı. Aksi takdirde, kolektif anlamda da yıkıcı eylemlerimiz durulmuyor ve düşmanımıza benzeme riskimiz derinleşiyor.

Corona virüsü ve gözetim toplumu: Ya karşılıklı yardımlaşma?

Bugün sağlık ekipmanlarının kaç adet olacağını belirleyen ‘üst’ kurumların, kendi belirledikleri sayıların yetmezliği karşısında kimlerin öleceğini seçme hakkını belirleyebilecekleri bir dünyada yaşıyoruz. Ve bu belirlemelere rağmen, yani çözümsüzlüğü üretenlerden çözüm bekliyoruz. Oysa, yitirilen insanlar kayıplar hanesindeki verilerden ibaret günümüzde.

Mülteci krizine ‘yamuk bakmak’ ve bir kaç metodolojik önerme

Zizek’in ‘yamuk bakma’ tekniği(!) ile söylenecek olursa, sadece mültecilerin Avrupa’ya gelmesini talep etmek çok yetersiz bir talep olmaktadır. Bu insanlar zeten mülteci konumundadır ve Yunanistan’daki bir mültecinin, Türkiye’dekinden daha iyi durumda olduğunu iddia etmek çok büyük ispatlar da gerektirir. Ayrıca, talebi bu şekilde sınırlamak, ne Suriye’deki dramın bitmesine katkı sağlar ne de yeni göçlerin engellenmesine.

Irkçılık hastalık değil, insanlık suçudur

Hepimizi acı ve üzüntüye boğan bir katliamdı 19 Şubat gecesi Hanau, Almanya’da yaşanan. 43 yaşındaki neonazi Tobias Rathjen, iki nargile kafeye saldırıp 9 insanı öldürdükten sonra, evine gidip annesini ve kendisini de öldürdü. Yaşananlardan hemen sonra Alman medyası ‘ırkçı motiflerle işlenen bir cinayet olabileceğini’ açıkladı. Saldırganın ruhsal anlamda dengesiz biri olduğu ve saldırının bireysel olduğu … Devamını oku

CHP bildiğiniz gibi: İdlib için çözüm(süzlük) önerileri

Suriye Ordusu saldırısı sonucu hayatını kaybeden yedi asker ve bir sivil görevli kamuoyunun gündeminde. Kimisi daha da gür bir şekilde savaş isterken, kimileri de gelinen durumu sorguluyor daha önceden savaşa karşı çıkmayan kesimlerde. Savaşa karşı çıkmayan kesimlerden birisi de CHP. Tabanındaki belirgin savaş karşıtı söylemlere rağmen ‘içi yana yana’ tezkereye ‘evet’ diyen CHP’nin alışılagelen kafa … Devamını oku

Farabi’nin Kitabu’l-Mille’si ile siyasi İslam’ın ‘tek millet’i

Ulus-devletlerin yerleştirdiği kavramlarla yaşarken mevcut hayatımızda olanların sanki geçmişten hatta ezelden beri var olduğunu sanıyoruz çoğumuz. ‘Millet’ kavramı da bundan beri değil. Öyle bir algı yaratıyor ki söylemler, söylevler, propagandalar, neredeyse Türk milleti veya herhangi başka bir milletin hep olageldiğini düşüneceğiz. Egemenlerin en büyük dertlerinden birisi de bu aslında: milat yaratmak, milattan beri milletin var … Devamını oku

Genel grevde bir Fransa: Kapitalizmin çatlakları

Bu yazının yazıldığı an itibariyle Fransa’daki genel grev ikinci gününü tamamlanmak üzere. Ülke genelinde yüzbinlerce işçi, emekçi ve onlarla dayanışma içinde olanların katıldığı genel grev, 1995’teki genel grev sonrası ülkeyi felce uğratabilecek özellikte. Aslında genel grev hazırlıklarının 13 Eylül’de altı sendikanın inisiyatifiyle yapıldığı ve süresiz olarak planlandığı duyurulmuştu. Bazı sendikalar ise genel grevin 9 Aralık … Devamını oku