Engels’te Schelling’in Hegel eleştirisi ve Schelling’in Hegel eleştirisinin eleştirisi

Schelling, nihayetinde Romantizm akımının da etkisi olduğu düşünülebilecek bir biçimde felsefeyi dinin emri altına sokmuş, buna pozitif anlam yüklemiş ve aklın yoluyla devam eden felsefi uğraşlara negatif/olumsuz anlamı yükleyerek, her ne kadar felsefi aklı dini çerçevenin belirli bir oranda içinde taşıyacak olsa da bir anlamda Aydınlanmacı felsefenin çerçevesinden tamamen uzaklaşmıştır.

Hegel’de felsefenin başlangıcı

Hegel’in Mantık’ının başlangıcında bir hata olduğunu bildiren isimler arasında Engels, Kierkegaard, Adorno, Gadamer gibi pek tanınmış isimler de mevcut. Varlık iki türlüdür Hegel’de: a) Belirlenimsiz Varlık b) Belirlenimli Varlık. Belirlenimsiz Varlık tanımlanamaz. Yapılan her tanım onu belirlemeye yöneliktir ve onu Saf Varlık niteliğinden alıkoyar. Tanım nitelik atfetme olduğu için bu arılık/saflık ile ters düşer; bir … Devamını oku

Engels’den Conrad Schmidt’e mektup ve Engels’in Hegel okuma tavsiyeleri

Giriş Aşağıdaki mektup Marx ve Engels’in Toplu Eserleri’nin İngilizce basımının (Lawrence Wishart) 49. cildinin 285-288. sayfalarında yer alan ve Engels’in Conrad Schmidt’e yazdığı mektuptan Hegel ile ilgili olan bir bölümün (s. 286-287) Türkçeye çevrilmiş bölümü. Mektup 1 Kasım 1891 tarihli. Kısaca değinmek gerekirse, Conrad Schmidt Marx ve Engels’i erken dönemlerinden beri takip eden bir ekonomist … Devamını oku

Lenin’in Çaresiz(!) Hegelciliği

Lenin’i yalnızca taktisyen, politika ustası gibi yansıtanlar ve bu yönlerini öne çıkaranlar doğruları fazla öne çıkarmaktalar belki ancak Lenin’in ilk paylaşım savaşı esnasında yaşadığı fikri bunalımı geri plana atmaya çalışma ve kaba materyalist bir düzlemde konuyu işleme hatasına düşüyorlar (kasıtlı veya kasıtsız).

Corona virüsü ve komünizmin yeniden icadı(!)

Bugün ise devlet babanın adı yeniden gündemde. Dünyamızı sarsan Corona virüsü ile ilgili her cenahta süregiden kaygı ve tartışmalarda devletin insanlar ve toplum yapısında oynadığı rolü görmek mümkün. Derdim her cenahı incelemek değil. Durumu, daha çok önem verdiğim düşünürler ve siyasi görüşler bağlamında değerlendireceğim.

Irkçılık hastalık değil, insanlık suçudur

Hepimizi acı ve üzüntüye boğan bir katliamdı 19 Şubat gecesi Hanau, Almanya’da yaşanan. 43 yaşındaki neonazi Tobias Rathjen, iki nargile kafeye saldırıp 9 insanı öldürdükten sonra, evine gidip annesini ve kendisini de öldürdü. Yaşananlardan hemen sonra Alman medyası ‘ırkçı motiflerle işlenen bir cinayet olabileceğini’ açıkladı. Saldırganın ruhsal anlamda dengesiz biri olduğu ve saldırının bireysel olduğu … Devamını oku