Hegel’in Mantık Bilimi (Büyük Mantık) üzerine kaba notlar – Raya Dunayevskaya (Çeviri)
“Gerçeklik ve Edimsellik arasındaki ayrımı kavramaksızın, Hegel’in felsefesi belirleyici ilkeleri bakımından anlamsızdır” – Herbert Marcuse
“Gerçeklik ve Edimsellik arasındaki ayrımı kavramaksızın, Hegel’in felsefesi belirleyici ilkeleri bakımından anlamsızdır” – Herbert Marcuse
“Felsefi yöntem sentetik olduğu kadar analitiktir de… ancak bunun için kendi hayallerimizin ve görüşlerimizin sürekli küstahlığından uzak durma çabası gereklidir”
Nerede hareket varsa, nerede yaşam varsa, nerede herhangi bir şey gerçek dünyada hayata geçiriliyorsa, orada Diyalektik iş başındadır.
“Hayvanların, isteklerini tatmin etmek için gerekli malzemeleri toplamaktan başka yapacak bir şeyleri yoktur; insan ise tam tersine, isteklerini ancak gerekli araçları dönüştürerek ve adeta yaratarak tatmin edebilir. Böylece insan bu dışsal şeylerde bile kendisiyle uğraşır.”
Görüleceği gibi, TİP’in kendisini yeni bir soluk ve ses olarak sunmasının ötesinde Türkiye sosyalist hareketi tarihindeki içkin sorunları aşamayan, eskinin tekrarı bir siyasi oluşum olduğunu söylemek mümkün. Eskiyi pek bilmeyen ya da geçmişi unutan, unutturmak isteyen kesimlere hitap edebilir belki ancak varacağı sonuç konusunda iyimser bir tutum takınmak mümkün değil.
Mevcut uluslararası koşullar altında, bu amacın gerçekleştirilmesi, zulme uğrayan veya zulüm tehdidi altında bulunan Yahudileri kabul edebilecek ve koruyabilecek egemen bir devletin varlığını gerektirmektedir. Nazi rejimi iktidara geldiğinde böyle bir devlet mevcut olsaydı, milyonlarca Yahudi’nin imha edilmesini önleyebilirdi. Böyle bir devlet, siyasi zulüm mağdurları da dahil olmak üzere zulüm gören diğer azınlıklara da açık olsaydı, o zaman daha da fazla hayat kurtarabilirdi.
Teknik gerçekten de tahakküm içerir: düşmanca, şiddetli ve yıkıcı bir güç olduğu ölçüde doğaya hakimiyet; bu doğanın bir parçası olduğu ölçüde insana hakimiyet.
Toplumsal üretim araçlarının özel mülkiyetine dayalı küresel sisteme karşı hala büyük bir hoşnutsuzluk var. Bu sisteme karşı çıkan pek çok parti, proje ve örgüt var ancak tüm bu yabancılaşma ve öfkeyi harekete geçirerek sistemin gücünü kıracak ve alternatif bir sisteme geçişi başlatacak kadar güçlü bir kitle hareketi yok. İhtiyacımız olan şey bu – bizi bu tür bir sisteme götürecek bir yola sokacak bu tür bir hareket.
Bu neoliberal soytarı bu nedenle radikal bir kurtarıcının timsalidir. Toplumdaki potansiyel radikal unsurları, özellikle de gençleri ve öğrencileri, emperyalizm yanlısı anti-komünist katmanda yeniden toparlamak için radikallik görüntüsünü geliştirip pazarlıyor. Tam da bu nedenle kapitalist dünyaya ait en ünlü ‘Marksist’ olarak ABD emperyalizminin motoruna bağlı bir dergi tarafından göklere çıkarılıyor.
Alman filozofun derslerinin belgelenmemiş transkriptlerinin kütüphanede bulunması ‘yeni bir Beethoven notası bulmak’ gibi